Ağrı kontrolünde hangi yöntem olursa olsun birinci önceliğimiz; kesinlikle tıbbi kontrolden geçmiş ağrısının kaynağının herhangi bir hastalık , kitle vb özellik taşımaması gereğidir. Ağrı bedenin yardım çağrısıdır. Ve bir sorunu ifade eder. Bu nedenle sadece, tanı konulmuş somatizasyon bozukluklarında uygulanabilir.
S. Freud'un ilk olarak tarif ettiği ve daha sonradan genişletilen bilinçdışı savunma mekanizmaları, somatizasyonun (PSİKOSOMATİK) nasıl oluşmakta olduğu sorusuna kısmi bir açıklama getirmektedir.
Savunma mekanizmaları, bilincimizi "zorlayan" olaylar karşısında psikolojik bütünlüğümüzü korumak için bilinçdışımızın bizim isteğimiz ve bilgimiz dışında aldığı bir dizi önlemdir. Örneğin bastırma adı verilen savunma mekanizması "bize ağır gelebilecek" yaşantıların bilincimizden, bilinçdışımıza itilmesini sağlar. Bahane bulma mekanizması, başarısızlığımız için "mantıklı" bir neden bularak acı çekmemizi engeller.
Somatizasyon da bir bilinçdışı savunma mekanizmasıdır. Bu mekanizmada çoğu "saldırgan" olarak nitelenebilecek dürtüler çıkış yolu bulamamakta ve bedene yöneltilerek (bilinçsizce) bedensel belirtilerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
Psikosomatik Hastalık; Oluşmasında psikososyal sorunların önemli derecede rol oynadığı bedensel hastalıkları ifade etmek için kullanılan bir kavramdır ve "bedensel yakınmalarla seyreden ancak organik bir bozukluktan kaynaklanmadığı, "psikolojik" kaynaklı olduğu düşünülen" bir durumu ifade eder. en iyi örnekleri, mide hastalıkları, migren tipi baş ağrıları, bazı bağırsak hastalıkları ve kadınlarda başka türlü açıklanamayan Adet Öncesi Gerginlik Sendromu belirtileri sayılabilir.
Tıbbi muayene, laboratuvar incelemeleri ve görüntüleme yöntemleri sonucunda saptanan organik bir bozukluk yoktur, veya saptanan organik bozukluk, belirtileri açıklayamamaktadır.
Tıbben tanımlandığında; Psikosomatik hastalık, bir somatoform bozukluk olarak adlandırılır. birkaç yıllık bir dönem içinde ortaya çıkan, tedavi arayışlarıyla devam eden, sosyal veya mesleki işlevlerin bozulmasıyla sonuçlanan çok sayıda fizik yakınma öyküsünün beraberce olmasıyla "Somatizasyon lar bir üst formu olan Somatoform bozukluklara dönüşür. Hayatı çekilmez kılarcasına en umulmadık zamanlarda beliriverir ve dayanılması güç sıkıntılar yaşatırlar.
Dört ağrı belirtisi, en az dört ayrı yer veya işlevle ilişkili ağrı, baş ağrısı, karın ağrısı, kollarda bacaklarda ağrı, adet kanaması ağrısı
İki sindirim sistemi belirtisi; bulantı, şişkinlik, gebelik dışında kusma, ishal, yiyeceklerin dokunması gibi
Bir cinsel işlev veya genital sistem belirtisi; adet düzensizliği, adet kanamalarının normalden fazla olması, erkekte iktidarsızlık, kadında ve erkekte cinsel isteksizlik gibi
Bir nörolojik belirti; denge bozukluğu, bölgesel felç veya güç azalması, yutma güçlüğü veya boğazda düğümlenme hissi, dokunma duyusunun yitirilmesi, çift görme, körlük, sağırlık, bilinç yitimi (bayılma dışında kalan gibi olması Somatizasyon bozukluğunu tanımlar.
Baş ağrıları insanın duygusal halleriyle özellikle bağlantılıdır. Şakaklardaki baş ağrıları hırs,öfke ve hiddet içerir.
Migren ağrılarında öfke vardır, yüksek tansiyondan gelen baş ağrılarına eşlik eden endişedir. Şakaklardaki baş ağrıları’’kafamın içi zonkluyor’’ tarzında tarif edilir ve başın her iki yanında şakak kemiklerinin bulunduğu bölgelerde büyük bir baskı vardır.
Ne hissettiğimizi söyleyemediğimiz zamanlarda ortaya çıkabilir.
Yüksek tansiyondan ileri gelen baş ağrısı adale kökenlidir ve hayatımızda hissettiğimiz gerilimi yansıtmaktadır.
Hipnoterapi ile bu sorunu oluşturması muhtemel olan duygularla çalışılır ki bunlar; korku, kızgınlık, suçluluk, stres, mutsuzluk, yalnızlık gibi duygulardır.
Kısaca hipnoterapi ile bilinçdışına itilmiş olan duyguları boşlatılır. Bastırılan duygular açığa çıktıkça, bedeninizde beliren sorunlar da yavaş yavaş kaybolmaya başlarlar.
Bilinçdışımıza gün içinde verdiğimiz emirlerle onu yönlendirir, ağrıyı oluşturacak uyaranlara yol açarız.
"Kendimi kötü hissediyorum" deriz ve artık o andan itibaren bilinç dışımız bunu "kendimi kötü hissettir" şeklinde bir emir olarak algılar. Bedenimizde bu yönde değişikliklerin ortaya çıkmasına neden olur.
Bu döngüyü kırmak için Hipnoz en kuvvetli daha önemlisi sağlıklı ayıracımızdır.